Yaşamak İstemezken Ölmekten Çekinmek

Sokrates’e “Otuz Zalimler seni ölüme mahkum ettiler.” dedikleri zaman: “Doğa da onları!” demiş.

Yaşamak için tek bir sebep bulamamak, kötü düşüncelerle boğuşmaktan enerjinin tükenmesi, içini simsiyah hissetmek ve çok fazlası biriktiği halde, sol bilekteki damar göz kırptığı halde ölmekten çekinme hissini tattığımda bunun üzerine düşündüm.

Bilinmezlik

Ölümden sonranın, şu anki hayatımdan daha kötü olma ihtimali sayesinde yaşadığımı fark ettim. Çocukken dahi, ölümden sonra ne olacağının en net cevabı benim için birinin ölüp dirilip sonra olanları anlatmasıydı. Bu açıdan bilinmezlik, ölümden uzaklaştıran bir neden.

Yaşama Sebebi

Tüm insanların haklar önünde eşit olduğu varsayılsa da, gerçekte ne haklar ne de yaşam açısından durum tam tersi. Sebebini aradığınızda karşınıza genelde aynı cevaplar çıkar, onlardan biri de imtihan. “Bu dünyada ne kadar zor sınanırsan öteki dünyada o kadar iyi yaşarsın.” cümlesi kulağıma pelesenk olmuş durumda. Ya yoksa, bu dünyada her gün eziyet derecesinde ruhsal acı çekenler boşa mı çekmiş olacak, diye sorarsanız; evet.

Bencillik

Ve son olarak; kendimden daha kötü yaşantıya sahip insanların bir vizyon edindiklerinde ortaya çıkardığı başarılarına, mutluluklarına baktığımda kendi kötü yaşantı odaklı bakış açım değişmiş oluyor ve aslında böylece halkanın en başına dönmüş oluyorum.

Bu halka bir gün düzleşecek mi bilinmez ama sanırım en basitinden bunu görmek için bile yaşamı değer bulmalı.

Tecrübe edindiğim bilgileri paylaşmak mutluluk verdiği için buradayım. | www.linkedin.com/in/fadime-akdogan

Tecrübe edindiğim bilgileri paylaşmak mutluluk verdiği için buradayım. | www.linkedin.com/in/fadime-akdogan